Türkiye’den gördüğü aşırı ilgi dolayısılığı ile Facebook sonunda feysbuk oldu arkadaşlar. Daha önce Firefox eklentisi ve Translations Application (Çevirici Uygulaması) ile türkçe olarak kullanılıyordu. Gelişen onca durumun ardından Facebook gönüllü çevirmenler tarafından hazırlanan türkçe arabirim ile Türk kullanıcılarına hizmet vermeye başladı.. Benim böyle bir sosyal ilişki portalım olsa çoktaan Türkçe yapmıştım zaten. İngilizce’de zorlanan arkadaşlar. derin bir oh çektiğinizi duyar gibiyim. Neyse uzun lafın kısasıı ve nasıl tr olacağına dair bilgiler aşağıda mevcut.
Kolay gelsin.
Facebook arabirimini Türkçe yapmak için aşağıdaki adımları takip edin.
1.Settings | Account Settings girin.
2. Settings sayfasında Language sekmesini tıklayın. 3. Language sayfasında açılır listeden Türkçe dili seçin otomatik olarak sayfa dili Türkçe olucaktır..
Galiba birşeyler yerinden oynamaya başladı.. Galiba değişmeye başladım. Son 2 gündür gece ve gündüz kavramlarını yitiren ben dün gece çok rahat ve güzel bir uyku çektim. Hata bendeydi zaten.. Seni senle bırakanların ardından acı çekmek saçmaydı.. Haklı olduğumu düşündüğüm her dakika öyle rahatlıyordum ki.. Şimdi geçmişe koca bir çizgi atmaya geldi.. Tamamen, hiç bir şekilde hiç bir anının esiri olmak istemiyorum. Tabii gerçeklerin kaçınılmaz olduğu da bir gerçek. Ve bu süre zarfında benden yardımlarını esirgemeyen, her saniye benden bir cevap bekleyen, benim üzgün olduğumu gördüğü zaman kendisinin de üzlülmesi gerektiğini yeğleyen biricik kankam.. Herşey için çok teşekkür ederim..
Bekle beni DÜNYA.! Ben geliyorum.. xD
Dipnot: Gidene Üzülme Sewse Gitmezdi Gelene Sevinme Oda Baskasından Geldi!!!
Karataş Hack’lemek caiz mi hocam? diye Doç. Dr. Mustafa Karataş’a soru soran hacker, cevap alamayınca hocanın kişisel sitesini hackledi.
Yeni Şafak gazetesi yazarı Bekir Hazar’ın dün köşesinde aktardığına göre olay şöyle yaşandı:
İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim görevlisi Doç. Dr. Mustafa Karataş’a, “Zararlı siteleri hackelemek caiz midir?” diye soru soran hacker, bir cevap alamadı. Aradan bir süre geçtikten sonra Doç. Dr. Karataş, kişisel sitesine baktığında siteye girilemediğini gördü. Karataş, yaptığı araştırma sonucunda, sitesinin, kısa süre önce yanıt vermediği hacker tarafından hacklendiğini öğrendi. Karataş’ın sitesi yapılan çalışmaların ardından yeniden hizmete açıldı. İlqinç..
Seviyorum seni.. İnkar etmiyorum. Edemiyorum. Kendimden utanıyorum. Kendi kendime çok düşünüyorum. Her zaman dile getiriyorum. Niye ben ?? Korkuyorum.. Hemde çok. Birgün ansızın karşıma çıkmandan korkuyorum. Çünkü bir daha seni görmeye, hissetmeye taakatimin olduğunu hiç sanmıyorum. Acı çekmek nedir şimdi anlıyorum.. Bir dilim ekmeğe muhtaç bir çocuğun karnının doymasını umut etmesi gibi seni bir an önce hayatımdan çıkartmayı umut ediyorum.. Dayanacak gücüm kalmadığını biliyorum.. Sadece sabrediyorum. Herşeyi zamana bırakıyorum.. Ve kendime inanıyorum. Eğer birgün seni tamamen hayatımdan çıkartırsam bir daha hiç ama hiç hatırlayacağımı sanmıyorum. Senin bana çektirdiğin acılara tutunarak kendime olan güvenimi güçlendiriyorum. Evet kendime güveniyorum.. Birgün istediğim olucak. Bir gün seni tamamen unutucam..
İşte o gün.. İşte O GÜN ALLAHA BİNLERCE KEZ TEŞEKKÜR EDECEĞİM..
Sonunda istediğin oldu işte.. Çok çaba sarfetmene değdi. Onurunu, haysiyetini bir hiç uğruna bitirdin. Değer miydi sence.. Değer miydi üç kuruşluk hevesin için.. Değer miydi bu koca sevgiyi bir anda bitirdin. Şayet aklından biraz olsun beni düşünmek geçiyorsa, beni merak ediyorsan söyliyim. ”Olmasan da varlığının bilincinde olmak bile beni mutlu etmeye yetiyor.” Ve ben bu hayata elveda demediğim sürece olmayacaksın. Hani o an olur ya.. İnsanı aniden şok eden, gözlerinden önce bir kaç damla, ardından her yaşta lanet okuduğun o an. Hani deliler gibi sevdiğini haykırmak istediğin, hani içindeki yanan ateşi dışarı püskürtmek istediğin o an.. Tanrı’dan tek dileğim o anı sana yaşatmasın. İnanmıyorum.. Eğer birini gerçekten sevdiysen o anı yaşadığında hayatta olamazsın.
Gerçek sevgi nedir sence ? Sevgi senin için tüm varlığını her an ortaya koyabilecek kadar seni sevene acı çektirmek midir ? İnançsızlık denklemi midir ? O’nu göz göre göre bir mum gibi erimesini izlemek midir ? Hayatı takmamak mıdır ? Herşeyi bildiğini, tahmin ettiğini sandığın halde bir an herşeyin boş olduğunun farkına varmak mıdır ? Bence sevgi inançtır.. Sevdiğine inanmaktır. Arkana bile dönüp bakmayacağın kadar güven sağladığına inanmaktır. Sevgi, onun adını duyduğun an kalbinin titrediğini hissetmektir. Sevgi onun uğruna Dünya’yı bir kibritle bir anda sonlandırabilecek cesarete sahip olmaktır.Sevgi Onun iyi olmadığını bildiğin zaman karanlıkların esiri olmaktır. Ve en önemlisi sevgi sevdiğinin hayatta olduğunu bildiğin her dakika onun için mutlu olmaktır..
Herşey senin istediğin gibi başladı, gelişti ve bitti.
Mutlu Musun ? Mutlusun..
İşte o.. Evet işte o . Kendini kaybettiğin, boşluklar içinde kimsesizliğin hüküm sürdvüğü o duygu.. İfade ayrılıklarının çakıştığı, çaresizlikler içinde hıçkıra hıçkıra ağladığın, acizliğini kendi gözlerinle gördüğün her geçen saniye Dünya’ya geldiğin güne LANET OKUDUĞUN O DUYGU.. Ölümsüzlüğün acı verdiğini gördüğün, kimselerle paylaşamadığın, ve en önemlisi sonsuz güven verdiğine inandığın, deli gibi sevdiğin, içindeki aşkı koz haline getirdiğin kişinin, O’NUN yaşattığı duygu.
Niye niye niye… NİYE.! Niye ben.. Hayal edilecemeyecek kadar farklı, acı veren, hatırladıkça, düşündükçe seni kahreden, ağlamamak için yutkunduğun o her damlada boğazına düğümlenen, gözlerinin şiştiği her gözenekte seni hala sevdiğimi utanarak ele veren o iğrenç o pislik o şerefsiz duygu.. Dünya’nın kahpeliğini hatırlatan, sevginin sevgisizliğine İNAT TEKRAR TEKRAR seni sevdiğimi yüzüme vuran o fahişe duygu..
Tüm varlığımı esiri altına alan, olan güçlerimi bir anda karalayan, inkar etmek için herşeyini verebileceğin fakat onun adını duyunca bile kendini bıraktığın o duygu..
Bana bu duyguyu yaşatan sen.. O eşsiz insan..
Sonsuz Teşekkürler..
İşte makyaj ve photoshop’un etkisiyle ortaya çıkan eşsiz güzellik.
Altta izleyeceğiniz videoda duru güzellikte normal bir vatandaşın eline tutuşturdukları 100 $ ile eşsiz bir güzellikle ortaya koyulan bir reklam filminin ne kadar ilginç olduğuna tanık olacaksınız.
Bu kadarını beklemiyordum doğrusu. Photoshop ve makyajın bir araya gelmesiyle tüm güzelliklerin iki kat daha güzel olacağı kanaatindeyim.
“Recep İvedik”‘in devam niteliğinde olacak olan filmin ismi “Recep İvedik!in Tavukları” olması bekleniyor. =). Sanırım bu İkinci filminde hayvan çiftliğinde tavuk besleycek.
Filmin çekimlerinin Kasım ayında başlaması bekleniyor. Fakat bununla birlikte yine de kesin bir bilgi söz konusu olmadığı belirtiliyor.
Habere göre Şahan GÖKBAKAR’ın kardeşi Togan GÖKBAKAR ile Antalya Manavgat’ta arsa kiraladığı ve filmin yönetmeninin yine Togan GÖKBAKAR olacağı söylenmekte.
Son Yorumlar