Tanrı’nın uzayı evreni yaratmış olabileceğini kabul edebilirdi ama ya tanrının kendisi ne olacaktı ? Kendi kendini boşluktan ve hiçlikten mi yaratmıştı ? Tanrı herşeyi yaratabilirdi. Ama yaratıcı bir kendi olmadan önce kendini yaratamazdı ya! Öyleyse tek bir ihtimal vardı: Tanrı Hep Varolmuştu… Ama bu ihtimal baştan reddedilmişti: Varolan herşeyin bir başlangıcı olmalı…
Kaynak: Sofie’nin Dünyası
Sayfa 16 - Paragraf 2
Bu satırlarda Sofie isimli küçük bir kızın yaşam hakkında savunduğu tezler yer alıyor. İslam dinine inanan bir kişi olarak düşünüyorumda sorular o kadar mantıklı ki..
Tanrı’nın uzayı ve evreni yaratmış olduğunu hepimiz kabul ediyoruz. Allah’ın tek olduğuna, büyük olduğunu yaratan olduğuna inanıyoruz. Peki doğmatikliği bir kenara bırakarak soruyorum. Herşeyin bir başlangıcı varsa.. Tanrı herşeyin ve herkesin yaratıcısı olarak kabul ediliyorsa peki ya tanrının kendisi ?
Sofie’nin dediği gibi tanrı kendi kendini boşluktan ve hiçlikten mi yaratmıştı ? Öyleyse Tanrı hep varolmuştu. Ama bu ihtimal TÜM BİLİM ALEMİNCE baştan reddedilmişti. Varolan herşeyin bir başlangıcı olmalı…
Kafam çok karışmaya başladı. Doğal insanlar arasında olmayı bu kadar istemezdim sanırım. Çünkü ben farklılığı tamamen seven bir insanım. Doğal insanların hepsinin dogmatik olması bir bakıma iyi iken bir bakıma düşündürücü… Bende dogmatik olmak istemiyorum. Metafizik gerçekliklerin dogmatik olarak tanımlanması ne kadar doğru sizce ?
En büyük filozoflar savundukları tezleri, teoremleri ortaya koyarken kendi inançlarını, bir yere hapsolmuş değer yargılarını bir kenara koyarak hareket ediyorlar. Peki biz ? Müslümanlar niye hiç dogmatik olmadan evreni, evrenin varoluşunu, insanları sorgulayamıyoruz ? . Bilinçsizlik midir problemimimiz ? Yoksa felsefi sorgular dinimize ters olduğu için mi bu kadar vurdum duymazız ?
Cevap belli aslında… İnsanların bilinçaltlarında yatan Allah ve islam korkusu.. Bende dahil olmak üzere çoğumuz müslümanız. Fakat müslüman olmamız varolan felsefi soruları ve gerçekleri sorgulamamıza engel değildir. Herhangi bir felsefi soruya yanıt ararken hemen dogmatikliğe sarılıyoruz. Ben müslümansam bu soruları soramam bilinci devreye giriyor..
” Bir müslüman olarak doğru kabul görülen dini inançların tüm toplumlarda ve özellikler bizim toplumumuzda kalıtsal bir hastalık gibi olduğunu düşünüyorum. Bir baba ateistse oğlunun da ateist olacağını niçin baba belirliyor ? İngilter’de Annesi babası olmayan, ailesiz bir hristiyan kızın dinini niçin devlet hristiyanlık olarak kayda geçiriyor ? Gün geliyor hristiyan çocuk ergin olarak hayatına devam ediyor. Peki niye sahip olduğu dini sorgulamıyor ? Daha doğrusu niçin hristiyan olduğunu neden bilmiyor ? “
Bu konu hakkında anlatmak istediklerim o kadar çok ki… Zamanla herşeyi paylaşmaya çalışacağım.
Dogmatizm = At Gözlüğü
Yorumlarınızı bekliyorum arkadaşlar.
Saygılar.

Bu Yazıyı Paylaşın
Son Yorumlar